« bitkisel hayat kılavuzu XIII | Anasayfa | Bozulmayan ne var ki? »
bitkisel hayat kılavuzu XIV
dün sevdiğim bir şair abimle (gerçi kendisinden bu kelimelerle bahsedilemesinden rahatsız olur o) ve arkadaşlarla sohbet ediyorduk. bir sonraki kitabı için henüz 30 küsür şiir yazdığını, kitap haline getirmek için kendisine 50 sayısını belirlediğini söyledi. tabii bunun “poetik bir tutum” olduğunu sanmıyorum, bu karara mutlaka uyacak diye bir şey de yok -neyse, lafı dağıtıyorum yine. ben bunun üzerine aptalca bir espriyle “hadi ya, bir kitap için 50 şiir mi yazmak lazım? hayatta yapamam, sanırım şair olmadığım için boşuna üzülmemeliyim” gibi bir laf ziyanı yaptım. abim buna olumsuz cevap verdi, bazı kitapların 4-5 şiirden ibaret olduğunu söyledi. bunu biliyordum tabii ki, ama işin kötüsü örnek olarak kendi kitabını gösterdi. ben durakladım; bütün şiir kitaplarını en az bir kez baştan sona okumuştum ve ara ara bakarım nadiren de olsa, ama bunu o söyleyinceye kadar hafızamda kesinlikle yeri yoktu. o duraklama sırasında bunu hatırlamaya çalıştım, ama hayır, o şiirler gözümün önüne dahi gelmedi.
eskiden kısa süreli hafızama güvenirdim. bu konuda eşsiz bir yeteneğim yoktu, ama okul hayatımı çok kolaylaştırdı; anlamam gereken kısımlarda yoğunlaşır, ezberlemem gereken kısımları son ana bırakırdım ve kolaylıkla atlatırdım sınavı. uzun süreli hafızam daha çok ilgi ve tutku alanlarım ile ilgiliydi. nihat bir iki kez, okuduğum romanlardaki detayları hâlâ hatırlıyor olmama şaşırdığını söylemişti. ama artık ikisini de kaybettim ve bunun sıkıntısını şu anda çalış(ma)tığım sınavda da çekiyorum. bir şeyi hafızama kazımam için gerçekten de keski ve çekice ihtiyacım oluyor. neyse, bu bir bahane değil; keski ve çekiç lazımsa bir şekilde temin etmem gerekir.
asıl sıkıntı şu: madem ki artık uzun süreli hafızam da yok artık ve madem ki uzun süreli hafızam ilgi ve tutkularımla ilgiliydi, demek ki ilgi ve tutkularım da kayboldu.
uzun zamandır ruhumda bir boşluğun büyüdüğünü düşünüyordum. yoğun bir duyguydu bu; serinlikte uyurken bir örtü bulamamışcasına üşüyordum. dikkatim bu duygunun üzerine yoğunlaştığı için o boşlukta kaybolanları fark edememiştim. şimdi bir şeylerin farkına varıyor gibiyim. bu durumlarda ne yapılması gerektiğini de biliyorum, ama kendime hapsolmuşum, kımıldamıyorum. bu hali bilirsiniz: kanser edeceğini bile bile sigara içeriz…
Yazı hakkında
Şu anda “bitkisel hayat kılavuzu XIV,” yazısını okuyorsunuz ne.yapiyorum.com'da
- Yayın tarihi:
- Oct 30 2008 / 8:14 am
- Kategorileri:
- bitkisel hayat kılavuzu
2 yorum var
hemen yorum eklemeliyim | yorumlar rss | trackback