« Kiss Kiss Bang Bang | Anasayfa | toplantı »
kurtarma misyonu
ismaili solarise göndermemizin üzerinden bir hafta geçmişti ama hala daha kendisinden haber alamamıştık. ya başına bir şey gelmiş, yada karşı tarafa geçmiş olabilirdi… yok yok, hemen aklımdan bu düşünceyi uzaklaştırdım, ismail onların safına geçecek, saf değiştirecek adam değildi. güvenilirdi. öyleyse başına bir iş geldi.
artık karar vermek durumundaydım, ya ismaili kaderine terkedecek yada bir kurtarma misyonu düzenleyecektik. “kurtarma misyonu !” iki kelime ile özetlenebilen bu operasyon, aslında 8 sıfırlı bütçe demekti. ismail için değer miydi ? herhangi bir insan için bu rakamı sarfetmeye değer miydi ?
derin bir nefes alıp arkama yaslandım, bu parayı harcamaya değse bile, bu kadarlık bütçeyi tekrar toparlayabilmem imkansızdı. ışınlanma cihazı uzak mesafelerde etkin çalışmıyordu, marsa yada jupiter araç göndermek çok zor değildi, bir kaç yuzbin dolarlık harcamayla herhangi bir semti bile rahatlıkla jupitere taşıyabiliyorduk. jupitere askeri üsleri bu sayede çok kısa zamanda yerleştirebilmiştik. fakat uzun mesafelerde, atomların geri birleşmesinde problem çıkıyordu. ne yazık ki, bunu acı deneylerle öğrenmiştik.
teorik olarak ışınlanma cihazı, maddenin zaman, mekan koordinatlarını değiştiriyordu sadece, ve herhangi bir eşyanın yerini değiştirmek bu kadar basitti, ama teori, pratiğe her zaman rahatlıkla uygulanamıyordu, henüz bilemediğimiz çok fazla güç vardı evrende, ve uzak mesafelerde bu güçlerden bazıları etkili oluyordu, gönderilen madde, tekrar eski formuna değişirken defarmasyona uğruyordu. özellikle canlılar… canlılar… bildiğimiz insanlar… aç gözlü hükümetler yüzünden onbinlerce askerin hayatına mal olmuştu, spatznik çıkartması tamamen başarısızlıktı. ışınlanma cihazını tasarlarken, düşündüklerimiz bunlar değildi. yeni yaşam formları ile tanışacaktık, onları ele geçirmeye çalışmayacaktık.
uzun mesafelerde birden çok zıplama yapmak gerekiyordu, buda ışınlanma cihazının minyatür kopyasını, kapsüle yerleştirmek demekti. buda nerden baksan 10milyonlarca dolarlık harcama demekti. kararımı vermiştim, solaris misyonu başarısız olmuştu, dosyayı kapatıcaktık. arkama yaslandım, kötü haberi vermek için biraz kendimi toparlamalıydım, ismailin ailesini bizzat aramam gerekti, onu bu işe ben sokmuştum…
güç toplamak, birazda kafamı dağıtmak için haberleri izlemeye başladım, borsa haberlerinde buggle inc. hisseleri günü %2 lik artışla kapatmıştı, en kaba hesapla şirketin değeri 2 milyar dolar artmıştı, rumble fish corp. %1.2, trasor %1…
ismailin ailesini aramak için elimde hazır tuttuğum cep telefonuna baktım tekrar, skerim dedim, masaya fırlattım telefonu, ismail için, herhangi bir insan için bu parayı harcamaya değer miydi ? bilmiyorum ama insanlığımızı kaybetmemek için değerdi, değmek zorundaydı.
ayağa kalktım, kararım kesindi, kimi göndereceğimede karar vermiştim, hemen denize mail attım, sonra ayağa kalkıp bağırdım “JACK, konseyle toplantı ayarla, yeni bir misyon düzenliyoruz”
Yazı hakkında
Şu anda “kurtarma misyonu,” yazısını okuyorsunuz ne.yapiyorum.com'da
- Yayın tarihi:
- Oct 11 2008 / 2:10 am
- Kategorileri:
- solaris macerası, Öyle işte..., ışınlanma
yorum yok
hemen yorum eklemeliyim | yorumlar rss | trackback