« Solaris | Anasayfa | kısa bir ara »

flaş flaş flaş : belgeleriyle açıklıyoruz malum kitapçıkta ne yazıyordu !

ne? haber merkezi iftiharla takdim eder, bir önceki yazıda ahmetg nin - ki kendisinin bu operasyondaki kod ismi “uzun yeleli atları seyrek ovalarda avlarlar loy loy loy” olarak belirlenmişti, ama çok uzun geldiğinden dolayı ahmetg diyeceğiz - bahsini ettiği solaris, deniz ve paket meselesinde, - ki kendisi gezegende olan biteni anlattığı kitap olarak üstünkörü geçiştirmiştir.

yalandır efenim, hatta yalanda değildir bu astronot ahmetg nin savsaklamasıdır, kitapçığın kapağına bakıp, içini açmamıştır bile. tabii kapakçıkta - kitapçık olunca kapakta ufak oluyor neticede, kapakçık denmeli kitapçık kapakçıklarına bence neyse - “ne yapiyorsun lan orada ?” yazdığından, tesadüf ahmetgde bunu “neler oluyor orada ?”, “bugün dünyada neler oldu acıba ?” gibi haber merkezli bir yayın sanmıştır. halbuki değildir. kapak durduk yere solarise tayini çıkan deniz in - ki buda bambaşka bir meseledir şimdi hiç girmeyeyim - aşırı uyku durumunda olduğundan kelli, uyandırabilmek için kırmızı ve kocaman harflerle yazılmış kapaktır. gerçi kapakta ne yazması gerektiği konusunda bir hayli uzun beyin fırtınası seansları geçirdikten sonra, karar verilmemiştir, öyle aklıma geldiydi yazdırdım. ilahi bir işaret falan değildir yani.

neyse ne diyordum, evet, bu denizin durduk yere solarise tayininin çıkmasının akabinde, deniz gittiği yerde alemlere dalacağına uyuyakaldığından dolayı, bunu uyandırsın diye peşinden ahmetg yi göndermeye karar verdik. arada icat ettiğim, “süper uzay altı mikro dinamik ikide bir şekil değiştirebilen atomik kapsülleri” ne sığamadığını görünce, mecburen bizim emektar “ehh işte uzay altı atomik kapsülüne” biniverip hızlıca yola koyuldu.

yol “süper uzay altı mikro dinamik ikide bir şekil değiştirebilen atomik kapsülleri” ile bir kaç saniye süreceği halde mecburen emektarla gönderince uzun sürecekti. genç çocuktur, yolda sıkılmasın oyalansın diye yanına bilimum bonibon, jelibon gibi şekerlemeler ve izleyip kendini geliştirmesi için çeşitli belgeseller verdikti. velhasılı, belgeselleri denizin arşivinden aldığımız için, ufak bir karışıklık olmuş, tamamı porno çıktı. national geographic serisi zannettiğimiz şey meğersem kaplanların çiftleşmesini anlatmıyormuş.

neyse, bu ahmetg, gaza gelip yol uzun, yanıma rakı, peynir, sigara bi şeyler daha alayım diye düşünmüş bizden habersiz. doldurmuş otu boku heybesine. tabii biz ışınlanma çalışmaları esnasında astronotların her türlü yaşam koşullarına uyum sağlayabilmesi için, bulduğumuz herşeyi bu adama verdik, kullandırttık, bi çeşit ot bağımlısıda oldu bu. ama kırk bin kere söyledimdi, küçücük kapsül lan o, kliması falan yok sakın içerde sigara içme, duman altı olursun diye, bu dinlememiş bile. tabii duman altı oluncada kafa bi dünya olmuş.

velhasılı, önce ismael gitti akabinde, deniz, sonrasındada ahmetg gidince, biz buna dedikti fazla oyalanma, paketi teslim et, sonra hemen geri dön diye. buda o kafayla gezegene hiç inmeden paketi sallamış delikten dönmüş.

şimdi toparlarsak elimizdeki sorular şunlar :
1. ismael solariste hala ne halt ediyor ?
2. deniz ismaele ulaşabildi mi ?
3. deniz solariste ne halt ediyor ?
4. anakinkimdir kimdir ?
5. malum kitapçıkta ne yazıyordu ?
6. ahmetg tekrar bir uzay seferi yapacak mı ?

evet 10 kısım tekmili birden yazı dizimiz başlamıştır. blog ekibi uzay alemlerinde….

dip not : kitapçığın içeriğini sonraki yazıya bırakıyorum mecburen çok uzadı bu yazı.


Yazı hakkında