« Der Untergang (Downfall) | Anasayfa | canım kardeşim »

ilhan berk ölmüş. yeterince yaşanmıyor…

1918 yılında Manisa’da doğdu. Balıkesir Necatibey İlköğretmen Okulu’nu ve Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Fransızca Bölümü’nü bitirdi. Bir süre öğretmenlik yaptı (1945-55). Ankara’da Ziraat Bankası Yayın Bürosu’nda çevirmenlik yaptı (1956-1969) ve emekli oldu. Şiiri değişik evrelerden geçti. Başlangıçta toplumcu anlayışla büyük kentin devingen yaşamını, işçileri, kırsal kesimdeki  tarım emekçilerini anlatan; yaşama, dünyaya beslediği sevgi, umut ve coşkuyu, özgürlüğü ve eşitliği içeren şiirler yazdı. İkinci Yeni anlayışının belirmesiyle şiirin işlevi, şiirde anlamı daha farklı algılamaya başladığını gösteren örnekler sundu. Dünya şiirinin olanaklarını Türkçe şiirde değerlendirdi. Geleneksel ve batılı şiir biçimleri üzerinde denemelere girişti. İnsanı, tarihi, doğayı, kutsal kitapları, mitolojiyi, kentleri, dirimbilimi şiirine ayrıntı ve çağrışım zenginliği ile bir olanak olarak sunan, çarpıcılığı ve şaşırtıcılığı saklı bir ilke gibi benimseyen İlhan Berk sürekli kendini yenileyen bir şiir ustası.

Kısaca, “dokunduğu her şey şiir”.

290773

kendisi ile ilgili son duyduğum şeyler, hastalığının o son demlerinde bile heidegger ve sade okuduğuydu. bunu anlatan şakacı, ama sıcak bir gülümsemeyle anlatmıştı. elbette bu anlatımında ilhan berk’e duyduğu sevginin tatları vardı. “canım dün çok sıkkındı, sevgilim hiçbir şey söylemeden bana akide şekeri getirdi, akide şekerini çok severim” diye anlatırken gülümser gibi. sanırım ilhan berk’i düşününce onu anlatan adamın yüzündeki gülümsemeden epey bir iz kalacak bende. sevenlerinin başı sağolsun, sevmeyenler rahatta dinlesin.


Yazı hakkında