<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Comments on: In To The Wild</title>
	<atom:link href="http://ne.yapiyorum.com/2008/08/24/in-to-the-wild/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://ne.yapiyorum.com/2008/08/24/in-to-the-wild/</link>
	<description>Ahanda sana blog...</description>
	<pubDate>Wed, 07 Jan 2009 01:43:16 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.5.1</generator>
		<item>
		<title>By: denizakhan</title>
		<link>http://ne.yapiyorum.com/2008/08/24/in-to-the-wild/#comment-472</link>
		<dc:creator>denizakhan</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Sep 2008 04:24:24 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://ne.yapiyorum.com/?p=156#comment-472</guid>
		<description>manderlay'i zevkle seyretmiştim (sevişme sahnesini kastetmiyorum). çok kafa yormadım, yazarken düşünüyorum, ama Lars Von Trier her ne kadar ukala, itici bir entellektüel havalarında olsa da, kör gözüne parmak şeklinde bir şeytanın avukatlığını yapsa da ve hayata değinirken kubrick'vari bir soğuk acımasızlıkla baksa da kurcaladağı meselelerde samimi olduğuna inanıyorum. breaking the waves ve dancing in the dark filmlerinde kendini koyverdiği sulugözlülük bile yeterli delilleri ortaya koyuyor...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>manderlay&#8217;i zevkle seyretmiştim (sevişme sahnesini kastetmiyorum). çok kafa yormadım, yazarken düşünüyorum, ama Lars Von Trier her ne kadar ukala, itici bir entellektüel havalarında olsa da, kör gözüne parmak şeklinde bir şeytanın avukatlığını yapsa da ve hayata değinirken kubrick&#8217;vari bir soğuk acımasızlıkla baksa da kurcaladağı meselelerde samimi olduğuna inanıyorum. breaking the waves ve dancing in the dark filmlerinde kendini koyverdiği sulugözlülük bile yeterli delilleri ortaya koyuyor&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: aybarsb</title>
		<link>http://ne.yapiyorum.com/2008/08/24/in-to-the-wild/#comment-468</link>
		<dc:creator>aybarsb</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Aug 2008 15:56:08 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://ne.yapiyorum.com/?p=156#comment-468</guid>
		<description>dogville yi ikinci cd ye kadar zor dayanıp seyretmemiştim, benim için hayati önemi olan filmdir kendisi... hemen akabinde "sanat sanatçıların olsun kardeşim" diyerek, sinema üzerine tavrımı netleştirmeme yaramıştır. 

bu arada elemanın herşeyi terkedip yeniden sıfırdan başlama sendromu ortayaş bunalımına delalet olabilir mi ? yoksa film hilesi midir acaba ?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>dogville yi ikinci cd ye kadar zor dayanıp seyretmemiştim, benim için hayati önemi olan filmdir kendisi&#8230; hemen akabinde &#8220;sanat sanatçıların olsun kardeşim&#8221; diyerek, sinema üzerine tavrımı netleştirmeme yaramıştır. </p>
<p>bu arada elemanın herşeyi terkedip yeniden sıfırdan başlama sendromu ortayaş bunalımına delalet olabilir mi ? yoksa film hilesi midir acaba ?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: denizakhan</title>
		<link>http://ne.yapiyorum.com/2008/08/24/in-to-the-wild/#comment-464</link>
		<dc:creator>denizakhan</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Aug 2008 16:13:10 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://ne.yapiyorum.com/?p=156#comment-464</guid>
		<description>gerçekten çıkıp çıkmadığından emin olamıyorum; çocukluk hayatını hep omzunda taşıyor sanki -zaten çocukluğa duyulan öfke pek öyle travma falan bile gerektirmiyor, insanın kendisine dair hayal kırıklığına uğraması yeterli. alaska'ya yolculuk boyunca tavrını taşıdığına emindim ve bundan nefret ediyordum, ama sonra... bu kısmı filmi seyretmeyenler için anlatmayayım, sadece ona inanmadığımı söyleyeyim.

dogville'yi yarım yamalak seyretmiştim, hatırlattığın iyi oldu.

bu arada, sesime ses verdiğin için sağol ahmet abi.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>gerçekten çıkıp çıkmadığından emin olamıyorum; çocukluk hayatını hep omzunda taşıyor sanki -zaten çocukluğa duyulan öfke pek öyle travma falan bile gerektirmiyor, insanın kendisine dair hayal kırıklığına uğraması yeterli. alaska&#8217;ya yolculuk boyunca tavrını taşıdığına emindim ve bundan nefret ediyordum, ama sonra&#8230; bu kısmı filmi seyretmeyenler için anlatmayayım, sadece ona inanmadığımı söyleyeyim.</p>
<p>dogville&#8217;yi yarım yamalak seyretmiştim, hatırlattığın iyi oldu.</p>
<p>bu arada, sesime ses verdiğin için sağol ahmet abi.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: ahmet abi</title>
		<link>http://ne.yapiyorum.com/2008/08/24/in-to-the-wild/#comment-463</link>
		<dc:creator>ahmet abi</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Aug 2008 11:24:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://ne.yapiyorum.com/?p=156#comment-463</guid>
		<description>son soru bana.

muhtemelen esraridir. tam cevap vermem için sonrasını bilmem lazım, sonuna kadar tavrını taşıdı mı? sonra esrari olmak için illa terkedip gitmek gerekmiyor. pimapenci esrari de olur, niye olmasın, sıkışmış olmak herkesin ortak gerçeği, bundan çıktım diyene ben esrari demem sanırım, nasıl çıktın - onu sorarım. şimdi bu filmin üstüne bir de dogville seyret, bence onun hikayesi daha gerçek.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>son soru bana.</p>
<p>muhtemelen esraridir. tam cevap vermem için sonrasını bilmem lazım, sonuna kadar tavrını taşıdı mı? sonra esrari olmak için illa terkedip gitmek gerekmiyor. pimapenci esrari de olur, niye olmasın, sıkışmış olmak herkesin ortak gerçeği, bundan çıktım diyene ben esrari demem sanırım, nasıl çıktın - onu sorarım. şimdi bu filmin üstüne bir de dogville seyret, bence onun hikayesi daha gerçek.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
