« bitkisel hayat kılavuzu IV | Anasayfa | bitkisel hayat kılavuzu VI »

bitkisel hayat kılavuzu V

ayça, ömer ve ben moda’dan, kemal’in yeri’nden dönüyorduk. ömerlerin evinin sokağına geldiğimizde bir kuş gördük (perde ayaklı, benekli bir kuş, ama martı ya da karabatak değildi). sanki akşam serinliğinde dolaşmaya çıkmış gibiydi. yanına yaklaştığımızda başka kuşlar gibi uçmak yerine hızlı adımlarla uzaklaştı bizden. bir gariplik olduğunu farkettik, ben belki sakat olup olmadığını görebilirim diye iyice yaklaştım ona, ama bir binanın bahçesine kadar takip edip bir adım yanına kadar yaklaşmama rağmen ne herhangi bir sakatlık emaresi ne de uçabileceğini gördüm. kuşun bu durumu kedilerin de dikkatini çekmişti, uygun bir anı beklemek üzere yanaşmaya başladılar. ayça onları uzaklaştırmaya çalıştı, ama neye yarar. açıkçası kuşu yakalamaya çekiniyordum, ne yapabileceğimi de bilmiyordum. onu kovalayarak apartman bahçesinden çıkardım, belki uçar diyerek (beni ümitlendiren bir iki kanat çırpışını görmüştüm) daha hızlı kovaladım. gerçekten de kuş kanatlarını açıp havalanmaya başladı, ama gökyüzüne yükselmek yerine ilerideki çöp kamyonunun konteynırına girdi. çöpçüler şaşırıp kuşu aldılar (eldivenleri olduğu için benden daha cesurdular), uçamadığını farkedip onu şöför mahaline aldılar, bize onu deniz kenarına bırakacaklarını söylediler.

dünyaya bakarken “insanca” dediğimiz şeyin esaretinden kurtulmak mümkün mü? mümkün olsa bile bu insanca olmaz, değil mi?..


Yazı hakkında